Mavi Badem'li Blog : Toy olsun, bayram olsun, hayat firavan olsun!

Kahveni Kendin Yap!

twitter

9 Kasım 2012 Cuma

Toy olsun, bayram olsun, hayat firavan olsun!



Azeri'lerin düğün gelenekleri.
Azerbaycan düğünleri bir başka oluyor. Masraflı olmasına rağmen Azeriler düğünlerini tantanalı yapmağı çok severler. Eskiden düğünlerini bahçelerine kurdukları çadırlarda (azerice mağar) kır düğünü olarak yaparlardı. Ama günümüzde düğün salonları biznesinin gelişmesinden olsa gerek, köylerde bile restoranlarda yapıyorlar düğünleri.



Kır düğünleri her ne kadar yadırganmış olsa da, uzak dağ köylerinde hala bu adet devam etmektedir.
Düğünden önce bir dizi prosedür geçer evlenecek gençler. Günümüzde bu prosedürler her ne kadar kısalmış ve değişmiş olsa da, ben size yine de tam Azeri adetlerine göre düğün prosedürlerini anlatıcam.

Kız beğenme

Erkek ister kendisi beğensin, isterse de ailesi, farketmez, yine de erkek tarafı kız tarafının ana-babasını, akrabalarını, yurdunu araştırar, nasıl bir insan olduklarını kız tarafını tanıyanlardan sorarlar. Kızın ailesi erkeğin ailesi tarafından onaylanırsa, kızın yakın akrabalarına-halasına, teyzesine ya da annesine haber göndeririliyor ki onların da bu nikaha razı olduklarını öğrensinler.

Küçük elçilik

'Elçi gitmek‘-kız istemek, ‚elçiler‘ de kız istemeye gidenler anlamında kullanılan bir sözdür.
Adete göre önce 2 kadın-damatın annesi ve yakın akrabalarından biri elçiliye gider. Çünki her zaman anneler kızın kalbindekini anlar. Kadınlar anlaştıkları taktirde, ailenin şah damarı olan babaların görüşü organize edilir.
Damatın babası köyün 3 saygıdeğer adamıyla kız evine gider. 

Inanclara göre kız istemeye gece gitmezler.
Elçilerin önüne konulan çay içilmez.
Elçilikte derler: ‚kız ağacı, ceviz ağacı, her gelen bir taş atar‘ yahut ‚kız yükü, tuz yükü‘.

Kızın babası ilk elçilikte asla ‚evet‘ demez. ‚Kız kapısı, şah kapısı‘ der ve kızla ve kızın annesiyle de konuştuktan sonra kesin kararlarını vereceklerini bildirir.

Kızın fikri sorulduğunda kız susar ve bu razılık anlamına gelir.

Xonça
Daha sonra erkek tarafı tekrar 5-10 kişiyle büyük elçiliye gelir ve kız tarafı gelen misafirleri evlerinin en yüksek köşesinde ağırlar. Bir az havadan-sudan konuştuktan sonra, erkek tarafından bir kişi yüzünü kız tarafına tutub‚ şimdi fikriniz nedir?‘ diye sorar. Kız tarafından da bir kişi ‚Allah mübarek elesin‘ (Allah hayırlı etsin), ‚Mutlu olsunlar‘, der. Diğerleri de bir ağızdan ‚AMİN‘ derler ve herkes birbirini tebrik eder.
Kızın bacısı yahut evin gelini çay getirir. Herkes ‚şirin çay‘ içer. Bundan sonra bazen yemek de sunarlar erkek tarafına.

Büyük nişan

Elçilikten bir kaç gün sonra büyük nişan yaparlar. Nişanda kız üçün gereken her şeyi alıyor erkek tarafı. Ayakkabılar haric. Çünki inanışa göre ayakkabı sıkıntı getirir.

Nişan masraflarını genellikle erkek tarafı karşılar. Et, yağ, un, pirinç, kısacası soğandan başka herşeyi erkek tarafi gönderer kız tarafına.

Erkek tarafı nişan için aldıkları her şeyi kırmızı kurdelelerle bağlanmış ‚honça‘ (içine gelin için alınmış altın, giyisi, kosmetik malzemeler konulan sepet yahut tepsi) yahut valizlerde getirer. Günümüzde valizler yerini sepetlere bırakmıştır.  

Nişanda yemekten sonra kızı masanın üst köşesine oturturlar. Önüne ayna konulur ve aynanın yanında mumlar yakılır. Honçaları da aynanın yanına dizerler. Bundan sonra önce erkeğin yengesi, ardından kızın yengesi honçaların üzerine noğul (şekerleme), tatlı serperler.

Erkek tarafından bir kadın yahut damatın kendisi kızın parmağına nişan yüzüğünü takar ve ardından çikolata yahut pasta yerler. Herkes ‚Mübarektir!‘ der ve nişan burada tamamlanır.
Tatlı honçası

Bayramlık

Düğüne kadar tüm bayramlarda kız için bayramlık getirer erkek tarafı. Bunlardan en ilginci Novruz bayramında oluyor. Bu bayrama kayınvalide büyük bir hevesle hazırlanır. Ya son Çarşamba ya da bayram akşamı geline bayramlık getirerler. Bayramlık için erkek tarafı geline kırmızı elbise yahut şal, bir adet takı (yüzük, kolye, vesair) ve başına kına sürülmüş koç hediye eder.

Bunların yanısıra şekerbura, baklava, gattama gibi Novruz tatlıları, fındık, ceviz, hurma dolu sepetler, mumlarla süslenmiş semeni (Novruz’a özel buğdaydan hazırlanmış bitki) de getirerler.

Bayramlık hediyeleri yörelere göre de değişiyor Azerbaycan’da. Örneğin, ülkenin güneyinde bayram sepetinde gelin için mutlaka balık getirerler. Balığın burnuna da altın yüzük takarlar. Gelinin saçına, eline ve ayaklarına kına sürerler.

  Kız düğünü yahut azerice Kız toy‘u

Düğünlerin olmazsa olmazı Kebab

Günümüzde düğünleri erkek ve kız tarafı aynı gün yapmaktalar. Ama eskiden kız ve erkek düğünü ayrı-ayrı tarihlerde yapılardı.

Eskiden erkek tarafı kız tarafına gider ve kız düğünü için hazırlıklar konuşulurdu. Bu konuşmada düğünün tarihi, müzisyenlerin seçimi, düğünü kimin idare edeceği hakkında kararlar alınırdı. Kız düğününün tüm masraflarını erkek tarafı karşılardı. Ama maddi durumuna göre bazen kızın babası bu masrafları kendi üstlenirdi.

Yemeklerin Şah'ı Pilav
Kır düğünleri genellikle öğlen 11-12 arası başlar. Kara zurnanın sesi köye yayılar, köyü ayağa kaldırardı. Böylece düğün başlardı. Köylüler akın-akın kız evine giderler. Yiyip-içer, dans eder, eğlenerler. Bazıları honça getirer, bazıları para yazdırarlar.

Yemekten önce erkek tarafından bir kişi aşçıların yanına geler ve tencerelerın üzerine bahşiş koyar. Buna ‚kazanaçtı‘ derler.

Düğünde köyün gençleri güçlerini sınarmak için güreşerler. Kazanan istediği kişinin kolundan tutup dansa davet eder.  Düğünün sonunda erkek tarafı gelinle raks eder ve düğün akşama doğru biter.

Çeyiz

Erkek düğününden 2-3 gün önce gelinin çeyizi damadın evine gönderilir.  Çeyizi yerleştirmek için gelinin yengesi, halası, teyzesi, kuzenleri erkek tarafına giderler. Evi yerleştirdikten sonra damadın annesi kız tarafı adamlarına hediyeler verer.

Kınayaktı yahut kına gecesi

Kına gecesi kızlar odalardan birine toplanarlar. Kızın yengesi ıslanmış kınanı eline alar ve dans eder. Sonar bir tepsi ve bir de boş kaseyi erkek tarafının önüne koyar. Erkek tarafı boş kaseye para atar ve kınanı alar ve dans ederek gelinin önüne geler. Gelinin ellerine ve ayaklarına kına surer. Sonra da diğer kızlara kına dağıtır. Herkes kına surer ve bahşiş dağıtar.

Bazı bölgelerde kına gecesi erkek tarafı geline takılar da takar.

Erkek tarafı evlerine dönerken kendileri ile kına götürer damat ve diğer erkekler de küçük parmaklarına kına sürerler.

Nikah yahut kebinkesdirme

Resmi nikahlar erkek düğünü günü kıyılar ve daha sonra imam nikahı yapılar.

Ama eskiden nikahı imam kıyarmış. Imama 3 manat para ve kesme şeker vererlermiş. Kesme şeker 8 kg civarında olarmış. Nikahda geline hediye edilen altınlar gelinin helal malı sayılarmış.

Erkek düğünü yahut büyük toy


Eskiden erkek düğünü 3 gün sürermiş.

Düğünden bir gün önce hayvanlar kesilir. Gençler çiğer kebabı yaparlar. Haş (paça çorbası) pişirerler.
Düğün masası
Çadır (azerice mağar) kurulur, sandalyeler dizilir, çadırın duvarları halılarla süslenir. Çadırın ortasına üstü tatlılar ve şekerlerle dolu bir masa konulur. Damat masasına da ayna konulur. Damadın yanında sağdıç ve soldıç oturarmış. Damadın annesi onlara hediyeler verer. Düğünün sonunda gelinle damat raks ederlermiş. Inanışa göre gelin ve damat kendi düğünlerinde dans ederlerse bolluk ve ucuzluk olarmış. 

Gelin aparma

Azerbaycan halkının en kadim oyun havası olan ‚Vağzalı‘ sedaları altında erkek tarafı kız evine geler. Onlar dans ederek okurlar: al almağa gelmişik, şal almağa gelmişik, oğlanın adamıyık, aparmağa gelmişik.
Gelini getirmek için eskiden at arabalarını, günümüzde ise modern lüks arabaları süslerler.

Gelin olan odanın kapısı bağlı olur. Damadın babası bahşiş vermeyince kız tarafı gelini odadan çıkarmazlar. Gelin evden çıkmadan anne-babası hayır dua verer. Gelinin belini kırmızı kurdele ile kaynı bağlar. Gelinin başına duvak örterler. Bahçede büyük ateş yakarak gelini 3 defa ateşin başında döndürerler. Bunun anlamı gittiği evin ışıklı ve ocağının sıcak olmasıdır.

Gelinin arkasınca taş atarlar ki gittiği yerde sıkı dursun. Su atarlar ki aydınlık olsun.


Gelin damatın evine vardığında ayağının altına tabak koyarlar ve gelin bu tabağı ayakkabısıyla kırar. Sonra gelinin kucağına bir çocuk vererler ve ayağının altında kurban keserler. Kesilen kurbanın kanından gelinin alnına ve elbisesine sürerler ki sıcakkanlı olsun ve çabuk kaynayıp karışsın.

Düğünden sonra gelinle damatı gelinin ailesi misafir eder ve buna‚ ayakaçtı’denilir.

Küçük notlar:
Düğün salonu

Azeri düğün havaları: vağzalı, terekeme, koçeli, Azerbaycan teraneleri, yallı ve modern çağın dans şarkılarıdır.

  • Günümüzde Azerbaycan’da kız almak isteyen sadece bir kez elçi gider ve sonra aile arasında küçük nişan yapılar ve daha sonra kız-erkek düğünü aynı günde aynı mekanda yapılar.
  • Eskiden düğünlerde bozbaş, pilav ve taze salat verilirdi.
  • Günümüzde düğün masalarında kuş sütünden başka her şey bulunur.
  • Düğün salonları (azerice şadlıq evi) eski padişah saraylarını aratmıyor neredeyse.
  • Düğün salonlarında ücret kişi başi 30-120 manat arasında değişiyor.
  • Köylerdeki düğün salonlarında yemekleri bazen düğün sahibi kendisi yaptığı için bu ücret 15-25 manat arasında olur.
  • Gelin elbisesi, saçı-makiyajı, gelin arabası, çiçekler derken neredeyse 400-500 manatınızdan oluyorsunuz.
  • Takıları genellikle Merkezi Univermag (ÇUM) yahut Moskva Univermağından alarlar.
  • Takılardan birinin mutlaka pırlanta olması şarttır.
  • Azerice dünüre guda denir.
E kisacası, Azerbaycan’dan kız almak öyle kolay değildirJ




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder